AION - Tıkla oyna


Kullanıcı Adı:
şifre:
şifreyi Anımsa
şifrenizi mi unuttunuz?     ÜYE OL

 Tüm Forumlar
 Kültür - Sanat - Bilim - Yaşam
 Sinema & Tiyatro
 Zindan Adası Filminin konusu nedir?
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Yazıcı Dostu
Sonraki Sayfa
Yazar Önceki Konu Konu Sonraki Konu
Sayfa: / 2

İstanbul1453
Üye



Turkey
İleti 42

İletim - 05/08/2010 :  00:06:10  Bilgileri Göster  İstanbul1453'in MSN Messenger adresini görmek için tıklayın  Alıntı yaparak Yanıtla
Evet arkadaşlar.
Dün sinema'ya gidip Zindan Adasını izledim.Ama filmin konusunu anlamadım Zindan Adası bir beyin yıkama yerimi yoksa tedavi yerimi açıkcası tam anlamış değilim Kısacası filmi izleyenlere soruyorum,konusu nedir?

HighVoltage
Yönetici



Turkey
İleti 1102

İletim - 05/08/2010 :  11:07:39  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
Filmin sonunda olay çözülüyo zaten. Benim anladığım kadarıyla orası bir tedavi merkezi, ancak filmin başından beri herşeyi ana karakterin gözüyle gördüğümüz için o kadar gerçek oluyor ki onun gibi düşünmeye başlıyorsunuz. Tabiki normal bir tedavi merkezi değil burası, suçlulara yönelik özel bir merkez.

"Türk Birligi'nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği'ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'lügün varlığı bu köhne áleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı."

M.Kemal ATATÜRK
Sayfanın En Üstüne Git

HighVoltage
Yönetici



Turkey
İleti 1102

İletim - 05/08/2010 :  11:14:08  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
İşte filme dair yorum ve analizlerden birisi.

Zindan Adası

Artık nefes almayı bile unutturacak bir tempoda yaşıyoruz. Sinemada gördüklerimizin çoğu, popüler tüketimin ve seyircinin içgüdüsel isteklerine göre şekillenen, hepsi aynı banttan çıkmışçasına hızlı ama sıkıcı işler… Yönetmenlik ise set amirliğinden daha fazlası değil! Kabaca tasvir ettiğim bu iklimde, gerçek bir "yönetmen" elinden çıkmış bir “başyapıt”la karşılaştığımda ise hem şaşırıyor hem de sinemanın geleceği üzerine ümitlerimi muhafaza ediyorum. Bu seferki sebebim, "yönetmen sineması”nın önemli temsilcilerinden biri olan ve ilerleyen yaşına rağmen sinemasal yeteneklerini geliştirmeye devam eden Martin Scorsese'in “Zindan Adası” ile yine hep hatırlanacak bir sinema işine imza atması oldu.

Dennis Lehane’in 2003 yılında yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanan film aslında oldukça klişe bir öyküye sahip; Esaslı dedektif Teddy Daniels ve ortağı Chuck Aule, tehlikeli bir akıl hastasının gizemli ortadan kaybolma öyküsünü açıklığa kavuşturmak için, kaçmanın tamamen imkânsız olduğu izole bir adada kurulu, alternatif tedavilerin denendiği bir akıl hastanesine gelirler… Fırtına yaklaşmakta, işler karışmaktadır.

Bu kısa tanıtımdan da anlaşılacağı üzere, 50’lerin kara filmleri ile gotik gerilimlerinin atmosferini birleştiren, meraklısının ağzının sularını akıtmakla birlikte aslında çok bilindik bir öykü bu… Ama başladığı andan itibaren trajik ve sürprizi bol bir bir şekilde ilerleyen filmi izleyeceklerin, basit bir “olayları çözen yetenekli dedektif” öyküsünden çok daha fazlasına ve son zamanların en kafa karıştırıcı finaline hazır olması gerekiyor.

“Gangs of New York”dan beri alıştığımız üzere, eğer bir Scorsese filmi için sinemaya gidiyorsak Leonardo DiCaprio’yu da izleyeceğiz demektir. Bu ortaklığın her zaman işe yaradığını söyleyemem. DiCaprio, inişli çıkışlı oyunculuğuyla girift karakterleri canlandırmakta epey başarılı ama bir oyuncunun laneti sayılabilecek kadar da “bebek yüzlü” bir aktör… Neyse ki bu defa korkulan olmadı da, yönetmen, hikâye, oyuncu ve mekânın kusursuz uyumundan ve etkileşiminden beslenen başarılı bir işle karşılaştık.

DiCaprio’nun samimi bir oyunculukla müthiş bir “Teddy Daniels” karakteri yarattığı filmde, usta oyuncu Ben Kingsley de, neden Oscar sahibi bir oyuncu olduğunu ispatlayan bir performansla, unutulmaz bir "Dr. Cawley" oluyor. Fakat filmde bir oyuncu daha var ki hemen her sahnede rol çalıyor... Peddock adası, Whittenton kayalıkları, Wilson dağı gibi gerçek mekanlarda yapılan çekimler ve bir miktar dijital efekt desteğiyle yaratılan “Zindan adası” başlı başına bir karakter… "Seven"dan beri böylesine ustaca bir hikaye ve mekan etkileşimine tanık olmamıştım. Bu başarıda en büyük pay, filmin görüntü yönetmenliğini yapan ve daha önce “Kill Bill”, “Inglourious Basterds” gibi önemli filmlerde çalışmış olan Robert Richardson'a ait...

Hikayenin ruhuna çok uygun düşen, gerilimi ve trajediyi arttırmak konusunda epey destek veren müzik çalışmasını da, yer yer abartılı kullanımına rağmen (ki bu da aslında kara film geleneğine uygun bir müzik kullanımı idi) oldukça etkileyici buldum.

Spoiler vermeden kendisinden bahsetmenin epey zor olduğu filmi, eski usul gizem filmlerinden ve yönetmen sinemasından hoşlanan tüm sinemaseverler mutlaka görmeli ve mümkünse bunu filmin sürprizlerini yumurtlayan bir yazı ya da dostla karşılaşmadan önce yapmalı. “Zindan Adası” sadece 2010’unun değil, Martin Scorsese ustanın da en iyi filmlerinden biri... Gösterim esnasında tam arkamda oturan genç izleyici grubunun başlarda epey sıkıldığını fakat derinleşen hikaye ve yükselen gizemle birlikte pür dikkat kesilip nihayet memnun bir şekilde salondan ayrıldıklarını da gözlemlerime eklemek isterim.

Murat Tolga Şen / www.beyazperde.com

http://www.beyazperde.com/sinekritikdetay.asp?id=2140

"Türk Birligi'nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği'ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'lügün varlığı bu köhne áleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı."

M.Kemal ATATÜRK
Sayfanın En Üstüne Git

CrAzY_IVAN
Editör

İleti 6191

İletim - 05/08/2010 :  11:28:01  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
Ama spoiler varsa uyarı koyu başa sona, dan diye okumayalım. :D
Sayfanın En Üstüne Git

HighVoltage
Yönetici



Turkey
İleti 1102

İletim - 05/08/2010 :  11:53:55  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
Pardon yaa, hiç aklıma gelmedi :( Benim yazdığım ileti mi spoilera giriyor yoksa yazarın incelemesi mi?

"Türk Birligi'nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği'ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'lügün varlığı bu köhne áleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı."

M.Kemal ATATÜRK
Sayfanın En Üstüne Git

NİCKYOK
Seçkin Üye



Turkey
İleti 639

İletim - 05/08/2010 :  12:17:32  Bilgileri Göster  NİCKYOK'in MSN Messenger adresini görmek için tıklayın  Alıntı yaparak Yanıtla
Biraz spoiler içeriyor.

These are the films that user OnurDemirci has seen.

112/250

http://www.250films.net/list/OnurDemirci/
Sayfanın En Üstüne Git
Sayfa: / 2 Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
Sonraki Sayfa
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Yazıcı Dostu
Hızlı Geçiş:

0.08 Snitz Forums 2000