Oyunda ilginç olabilen durumlardan biri, cephane kıtlığı yaşıyor olmamız. Silahları ölmüş düşman askerlerinden toplamamız gerekiyor çoğunlukla ve onların da silahlarında fazla mermi olmuyor genelde. Oyunun böyle tasarlanmış olmasındaki temel sebebin, başından beri içinde bulunduğumuz umutsuz ortamın güçlendirilmesi olduğu düşünülebilir. Çünkü bu sınırlama, savaşırken kullandığınız taktikleri şekillendirmenize sebep olduğu gibi kısıtlanmış olduğunuz hissini de sürekli olarak korumanızı sağlıyor. Oyunda Goliath denen bir aracı kullanıyoruz. Makineli tüfek ve uzaktan kontrollü füzelere sahip bu araçta otomatik ateş eden tüfeğin üzerinde kontrolümüz olmasa da füzeler bizim kontrolümüzde. Bu silah sayesinde Kore zırhlı araçlarını yok edebiliyoruz.

Oyunun multiplayer özelliklerinden de bahsetmeden geçmeyelim. Geçtiğimiz yıllardaki FPS oyunlarında dikkat çekici bir şekilde RPG esinlenmeleri gördük. Oyuncular tecrübe puanları kazandıkları bu oyunlarda, silahlarına eklentiler yapmak için belli seviyeleri aşmak durumundaydılar. Homefront'la beraber oyunun geliştiricisi Kaos Studios bu akıma yeni bir yaklaşım getirmek istemiş. Biraz daha açarsak, oyunun uzun süreli upgrade seçeneklerinin yanısıra kısa süreli sonuçlar da getirmiş. Modern Warfare'den sonra çıkmış çoğu shooter oyunundaki gibi Homefront'ta da deneyim puanı kazanacak ve yeni silahlarınızı puanınıza göre açabileceksiniz.



Ancak oyunun değişik puanlama sisteminden ötürü, savaş alanında yaptığınız her hamleyi kontrol etmeniz gerekecek ve hangi yeni silahları nasıl kullanacağınızı tartmanız gerekecek. Oyunda takımınızın kazanması için yaptığınız her hamle size puan kazandırıyor. Bu savaş puanları savaşta kullanacağınız özel ekipmanları açan anahtar görevi görüyor. Dolayısıyla, örneğin kullanacağınız insansız keşif aracını bir kez kullanmak için 250 puan harcıyorsunuz. Ancak yeterince şanslıysanız ve yeterince düşman yeri belirlerseniz, harcadığınız puan size geri dönüyor. Ayrıca bir sonraki ölümünüze kadar puanları biriktirip, yeniden doğduğunuzda nerede doğacağınızı seçerken puanlarınızı harcayabilirsiniz. Bu sayede takımınıza oyunu kazandıracak stratejik hamleyi de yapma şansına sahip olabileceksiniz. Dolayısıyla kısa zamanlı ve uzun zamanlı ödüllerin hesabını dikkatle yapmanız gerekebilir.

Oyunun iki adet multiplayer modu var. Bunlar Team Deathmatch ve Ground Control. Team Deathmatch kısmında her zaman olduğu gibi iki takım birbiriyle çatışıyor. Ground Control'da ise, oyunda ilerleyerek kontrol noktalarını ele geçirip haritanın yeni bölgelerini açtırmanız şeklinde gelişiyor. Bu standart modları Battle Commander adı verilen bir sistemle oynamanız mümkün. Bu sistemde, takımınız içerisindeki başarınıza göre yıldız derecesine sahip oluyorsunuz. Örneğin beş yıldızlı bir dereceye ulaştığınızda, rakip takımdakiler bunu görüyor ve buna göre davranıyorlar. Bu mod kesinlikle hem deneyim puanlarınızı nasıl harcadığınızı hem de savaşma stratejinizi değiştirmenize yol açabilir.

Açıkçası oyunun multiplayer versiyonu, tek kişilik senaryosundan daha cazip gözüküyor. Öte yandan Homefront'un bu oyun türüne yeni bir soluk getireceği de düşünülebilir. Homefront'u tek bir izlenimle de yargılamak doğru olmaz. Oyunda bir çok fikir bir araya gelmiş ve Apocalypse Now, Red Dawn gibi filmlerin yazarı John Milius da bu fikirlere katkıda bulunmuş. Oyunun Mart ayında PC, Xbox 360, ve PlayStation 3 için piyasaya çıkması bekleniyor. Tabi ki piyasaya çıktığında Homefront'u bir OyunSitesi.com incelemesinde de ele alacağız.
how many women cheat website why are women unfaithful
website why husbands cheat online
online cheat on my wife redirect
redirect i dreamed my wife cheated on me how do i know if my wife has cheated
women affairs online cheat husband
go redirect my wife cheated
open website why do wife cheat
women that cheat on their husbands read here how many women cheat on husbands