Alien görevlerinde ise laboratuarda yetişen zeki bir Alienı yönetiyoruz. Bir Alien'ı yönetirken bilmeniz gereken ise karanlığın onun tek dostu olduğu. Alienlar üstün fiziki güçleri sayesinde bu savaşta tutunabiliyorlar. Oldukça hızlı hareket edebiliyorlar, hemen hemen her yerde yürüyebiliyorlar, duvarlarda, tavanda, ağaçlarda... Eğer seri ve sağlam reflekslere sahip bir oyuncuysanız bir Alien yönetmek size son derece eğlenceli gelebilir. Ancak bazı durumlarda ne yapmanız gerektiğini karıştırabiliyorsunuz. Örneğin tavan gibi yer çekimini hiçe sayarak hareket ettiğiniz yerlerde kameranın da konum değiştirmesi ilk anlarda başınızı döndürebilir ancak sonradan buna alışıyorsunuz ve yırtıcılığın tadını çıkarıyorsunuz.
Oyunda hoşuma giden bir diğer nokta da yapımcıların her ırka özel olarak farklı bir ekran görünüşü hazırlamaları. Örneğin Predatorler bildiğiniz gibi maske takıyorlar ve yapımcılar maske takma hissini oyunculara da yansıtmışlar. Keza Alienlar'ı düşünürsek filmlerde Alienlar’ın gözünden gösterilen sahnelerde onların dünyayı nasıl değişik gördüklerini, odaklanmalarını, hızlı koştuklarında görüntüde oluşan değişmeleri hepimiz az çok hatırlarız. İşte tüm bunlar oyuna da yansıtılmış durumda. Bu açıdan özellikle Alien'ı FPS görüşüyle yönetmek insana apayrı bir deneyim sunuyor.
Oyunda kaybolmamamız için pusula tarzı bir mekanizma da oyuna ilave edilmiş. Ancak kullanılan sistem 3 ırkta da farklı. Örneğin İnsan ırkı hareket algılayıcı mini map benzeri bir sisteme sahip ve o mini mapteki okun size gösterdiği yönü takip ederek doğru yolu buluyorsunuz buna karşın Alien’da böyle bir şey yok sadece ekranın üstünde yanıp sönen bir ok işareti var ve ona göre yönünüzü tayin ediyorsunuz.
Aliens vs. Predator grafiksel olarak da oyuncuları hayal kırıklığına uğratmayacağa benziyor. Oyunun grafikleri Quake 4’ü az da olsa andırıyor, ancak elbette ondan daha da ileri bir seviyede. Az önce de dediğim gibi özellikle kapalı mekanlardaki ışık gölge oyunları çok iyi ayarlanmış. Oyunda açık alanlarda da mücadele ediyor olmamız oyunun bir diğer artısı. Neyse ki yapımcılar bizi bir binanın içine hapsedip, orada ırkların birbirini avlamaya çalışmasını işlememişler oyunlarına.
Ancak oyun anında etkili bir müzik duyamadım. Arka fondan oyunun atmosferine sizi adapte eden sesler geliyor ancak bu seslere bir müziğin eşlik edip edemediğini pek anlayamadım doğrusu. Umarım oyunun tam versiyonunda etkileyici ve coşkulu müzikler de bu benzersiz macerada bizlere eşlik eder.
Oyunun şiddet dozajını biraz yüksek ama yerinde bulduğumu söyleyebilirim. Özellikle Predator’ın o koca pençeleriyle insan kellelerini kopararak öldürmek yerine onların hiçbir uzvuna zarar vermeden öldürmesini beklemek zaten saçma olurdu. Ancak Rebellion’ın şiddet konusunda oyuna oldukça fantastik sahneler ilave ettiği de ayrı bir gerçek.
SON SÖZLER
Aslında oyun hakkında daha bahsedilecek birçok şey var ancak geriye kalanını da oyunun tam versiyonunu oynadıktan sonra incelemesinde anlatmak istiyorum. Ancak sizlere şunu rahatlıkla söyleyebilirim, Aliens vs. Predator bir hayal kırıklığı olmayacak. Özellikle gerilim ve aksiyon tutkunu FPS oyuncuları için. Güzel oyunlu günler…
reasons why husbands cheat
read unfaithful spouse