Crytek, geliştirdiği CryEngine ve onun ilk meyvesi olan FarCry ile 2004 yılının belki de en iyi PC oyununu yapmayı başarmıştı. FarCry, o dönem getirdiği grafik teknolojisiyle birçok büyük firmanın yapımını geride bırakmıştı. Özellikle açık alan tasarımları ve su efektleri, yapımı türünün en iyisi haline getirmişti…
Crytek, geliştirdiği CryEngine ve onun ilk meyvesi olan FarCry ile 2004 yılının belki de en iyi PC oyununu yapmayı başarmıştı. FarCry, o dönem getirdiği grafik teknolojisiyle birçok büyük firmanın yapımını geride bırakmıştı. Özellikle açık alan tasarımları ve su efektleri, yapımı türünün en iyisi haline getirmişti. CryEngine’i ilk defa bu oyunda kullanan Crytek, başarısını ilerleyen yıllarda geliştirdiği CryEngine 2 ile yaptığı, PC’ye has oyunu olan Crysis’le devam ettirdi. Göz kamaştıran grafikleri ve bu görselliği hak eden oynanışı ile FPS türünde yepyeni bir ufuk çizmeyi başaran Crysis, gerek incelemeler, gerek de oyun severler tarafından tam not almıştı.
Crysis, 2020 yılında gerçekleşen bir uzaylı istilasını konu alıyordu. Uzak bir Pasifik adasında Kuzey Koreli istilacılar tarafından ele geçirilen bir grup arkeologu kurtarmak da Amerikan Özel Birlikleri’nden “nanosuitlere” bürünmüş bir grup süper-askere düşmüştü. Yüksek teknolojiye sahip nanosuitler, askerlere inanılmaz derecede güç, hız ve zırh artırımı ve ayrıca kısa süreli görünmezlik sağlayabiliyordu. Kuzey Koreli istilacılar ile kısa sürede sıcak temasa geçen süper-askerler bir süre sonra asıl düşmanlarının uzaydan gelen istilacılar olduğunun farkına varmışlardı. Görev esnasında her ne kadar zayiat verildiyse de uzaylı istilacıların oyun sonuna doğru nihayet kökü kazınmış gibi görünüyordu. Yanıldılar!
Yıl 2023… Dünya iklimsel felaketlerle kasıp kavrulurken insanlık da çöküntünün eşiğine gelmiş durumdadır. Bu durumu fırsat bilen uzaylı istilacılar da bütün kuvvetleri ile insanlığı yok etmek için geri dönerler. İşe de dünyanın en bilindik ve sembolik şehrini vurarak koyulurlar. Şimdiki bilindik New York sokakları bu ürkütücü istilacıların gövde gösterisi yaptığı mekanlar haline geliyor, şehrin sakinlerini ise ölümcül bir salgın hastalık kırıp geçiriyor. Şehrin bütün sistemleri kaos içindeyken, caddeler ve gökyüzünü alevler bürüyor. Burası daha önce hiç görmediğiniz bir New York… Ne yerel güçler, ne de kudreti dünyayı sarmış Amerikan ordusunun savaş makineleri istilacılara direnebiliyor. Kaçanlar dışındaki herkes ise şimdiden ölü sayılıyor. Tüm bu ölüm kargaşasının içinde hayatta kalmak bile şimdiye değin hiçbir modern askerin görmediği bir teknoloji gerektirecek. Bu eşsiz teknoloji ise yalnızca bir kişiye nasip olacak. Geleceğin savaş geliştirme teknolojisi Nanosuit 2’ye sahip olan bir süper asker insanlığı yok olmaktan kurtarmak için son direnişi harabeye dönen New York şehrinde verecek.
Hikayemiz böyle… Ancak, Crysis 2’nin 2023 yılında geçmesine, insanların şehri terk etmesine ya da istilacılar tarafından yerle bir edilmesine rağmen New York yine o bilindik, tanıdık New York. Peki, neden bu şehir? New York şehrinin neden seçildiği sorusuna Crytek’in “patronu” Cevat Yerli:
“New York şehrinin duygusal bir değeri mevcut. Şehir oyunda insanlık için yaratılış gururu gibi sembolik bir mana taşıyor. New York öyle bir şehir ki, eğer yok olursa insanlık da yok olacakmış gibi hissettiriyor. Şehrin kendine has bir karakteri var ve oyunu oynadıkça bunun zamanla değiştiğini göreceksiniz.” şeklinde yanıt veriyor.