Ben büyüdüm ve istediğimi oldum. İstediğim işi yaptığımı, çok garip bir şekilde farkettim. Çünkü yaşam şartları doğrultusunda insanların istedikleri meslekte çalışmaları pek kolay değil. Bir gün birden bire çocukluğumda yaptığım birkaç şeyi hatırladım. İlkokul 3. sınıftayken okuldan aşırdığım tebeşirlerle babaannemin yeşil demir kapısına yazılar yazardım. Küçük kardeşimin de önüne etraftan bulduğum bir kasa koyar ve ona öğrenci muamelesi yapardım. Sınıftayken çözdüğümüz basit matematik ilşlemlerini ona çözerdim. Tabii o henüz 4 yaşındaydı. Sıkıntıdan patlardı zavallı çocuk. Ama ben ona inatla bir şeyşer öğretmeye çalışırdım. Onun " Anneeee!" diye bağırışı kulaklarımdadır hâlâ. O zaman 8 yaşındaydım ve sıkıntıdan patlayan bir çocuğa bir şeyler öğretmeye çalışıyordum; bugün 26 yaşınadyım ve sıkıntıdan patlayan çocuklara hâlâ bir şeyler öğretmeye, can sıkıntılarını gidermeye çalışıyorum. Ne garip... Öğretmen olmadan önce sorsaydınız muhtemelen hukukçu olmak istediğimi söylerdim. Ama ben öğretmen olmak istiyormuşum. Bu anıyı hatırladığımda öğretmenliği seçtiğim için daha da mutlu oldum.
- How many did you fall in love before me? - None! - And after me? - None! Tristan&Isolde
Yıllatılmış senelerin nöbetçileri degil miyiz? Gardiyan da bendim, hakimin de kendisi ve hapse teslim edilen huzurun gırtlağini ben kestim. Katil oldum şirretinden müebbetim hürriyete...