AION - Tıkla oyna


Kullanıcı Adı:
şifre:
şifreyi Anımsa
şifrenizi mi unuttunuz?     ÜYE OL

 Tüm Forumlar
 Genel Konular
 Serbest Bölüm
 Tek Kelimeyle...İNANILMAZ!!!
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Yazıcı Dostu
Sonraki Sayfa
Yazar Önceki Konu Konu Sonraki Konu
Sayfa: / 2

kabil
Seçkin Üye



Turkey
İleti 1021

İletim - 30/09/2005 :  20:59:38  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
İnanılmaz Gerçek

Amerikan Adlî Tıp Derneğinin 1994 te, San Diego da tertiplenen ödül yemeğinde dernek başkanı Don Harper Mills, aktardığı acayip bir ölüm olayındaki adlî komplikasyonlarla dinleyicilerini şaşkına çevirmişti. Kaderin adaletine dair ince bir nükte taşıyan bu yaşanmış öykü, sanırız sizleri de hayrete sevk edecektir.


23 Mart 1994 te Ronald Opus un cesedini inceleyen adlî tabip, onun kafasından yediği kurşunla öldüğü sonucuna vardı.Müteveffa, on katlı bir binanın tepesinden, intihar niyetiyle aşağıya atlamıştı.(Umutsuzluğunu, geride bıraktığı bir notta açıklıyordu.) Ancak, dokuzuncu katın önünden geçerken pencereden gelen bir kurşun başına isabet etmiş, hayatı bu kurşunla sona ermişti. Apartmanın sekizinci kat penceresi düzeyinde cam silicileri korumak için konulmuı bir ağ vardı; ama bu ağın varlığını ne silahı çeken, ne de müteveffa biliyordu. Açıkçası, kurşun olmasaydı, Opus'un intihar girişimi başarılı olamayacak; zemine çakılmadan, sekizinci kattaki ağa takılıp kalacaktı. Bu durumu anlattıktan sonra, 'Normal olarak,' diye devam etti Dr. Mills, 'intihar etmeye karar veren biri, mekanizma tasarladığı gibi olmasa da, bunu eninde sonunda başarır.'
Opus un dokuz kat aşağıda yere çakılmayıp da dokuzuncu kattan düşüyor olduğu anda başına gelen kurşunla vurulmuş olması, muhtemelen, onun ölüm modunu intihardan cinayete çevirmeyecekti. Fakat, Opus'un intihar girişiminin başarılı olmayışı, savcıyı elinde bir cinayet vakası olduğu düşüncesine itti. Silahın patladığı dokuzuncu kattaki odada yaşlı bir adam ve karısı yaşıyordu. Tartışıyorlardı ve adam kadını silahla tehdit ediyordu. Öyle sinirlenmişti ki, tetiği çekti; fakat mermi kadını ıskalayarak pencereden dışarı yöneldi ve Opus'a isabet etti. Bir insan A şahsını öldürmeye teşebbüs eder, fakat B şahsını öldürürse, o B şahsını öldürmekten suçlu sayılmalı idi. Savcının ulaştığı sonuç buydu. Dolayısıyla, dokuzuncu kattaki yaşlı adam, cinayetten suçluydu.
Bu suçlamayla karşı karşıya kaldığında, adam da, karısı da çok şaşırdılar.
Çünkü, tetiği çekerken adam da, karısı da silahın dolu olmadığından kesinlikle emindiler. Yaşlı adam uzunca bir süreden beri boş silahla karısını korkutmayı alışkanlık haline getirmişti. Bunu karısı da bilir, o yüzden adamın tehdidine pek aldırmazdı. Kısacası, adamın karısını öldürme kasdı yoktu; silahın dolu olduğunu dahi bilmiyordu. Böylece, Opus'un öldürülmesi bir kaza oluyordu; silah kazara doldurulmuştu.
Araştırmalara devam edilince, ölümcül kazadan yaklaşık altı hafta önce yaşlı çiftin oğlunu silahı doldururken gören bir tanık ortaya çıktı. Anlaşıldığına göre, yaşlı kadın oğlundan mali desteğini çekmişti ve babasının annesini silahla korkutma temayülünü bilen oğul, annesini cezalandırma kasdıyla, babasının annesini vuracağını umarak, gizlice silahı doldurmuştu. Annesi ölecek, baba cinayetten suçlanacak, mallar oğula kalacaktı. Artık olay yaşlı çiftin oğlunun Ronald Opus cinayetinden sorumlu olduğu noktasına gelmişti.
Tam bu sırada savcının karşısına yeni bir viraj çıktı.
Araştırmalara devam edilince, geçen altı hafta içinde anneyle babasının silahla tehdide varan bir tartışma yaşamamaları, dolayısıyla annesinin ölümünü bir türlü başaramayışı nedeniyle, oğulun umutsuzluğunun arttığı anlaşıldı.
Bu, onu 23 Mart'ta on katlı binanın tepesinden atlayarak intihar etmeye itmişti.
Ancak, ölümü planladığı gibi olmamıştı; dokuzuncu katın önünden geçerken babasının boş zannettiği silahı tetiklemesiyle annesine isabet etmeyip pencereye seken kurşunun kafasına isabet etmesi nedeniyle, Ronald Opus'un hayatı sona ermişti.
Dosya intihar olarak kapatıldı.


Gelgit gibidir bir erkeğin ilişkileri... selde sürüklenir, kaderine doğru...

İhmal edilmiştir hayatlarının seferi, mahkumdur karaya oturmaya, sefalete.
Öylesine büyük bir okyanusta yüzüyoruz işte...
Ve arkamıza almalıyız akıntıyı, hâlâ bizden yanayken...
Yoksa kaybederiz şansımızı, her şeyden önemlisi.

william shakespeare

ercan84
Üyeliği Kilitli

Turkey
İleti 0

İletim - 30/09/2005 :  21:08:32  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
acayip bir olay!!!!!!!!!!!
Sayfanın En Üstüne Git

LORTH_ARAGORN
Üye



Turkey
İleti 52

İletim - 30/09/2005 :  21:53:37  Bilgileri Göster  LORTH_ARAGORN'in MSN Messenger adresini görmek için tıklayın  Alıntı yaparak Yanıtla
abi bu çok yaygınlaşmış bir hikaye

sen türksün göster ürksün!!!
Sayfanın En Üstüne Git

Lafbilir
Üye



Turkey
İleti 146

İletim - 03/10/2005 :  18:18:32  Bilgileri Göster  Lafbilir'in MSN Messenger adresini görmek için tıklayın  Alıntı yaparak Yanıtla
Eden bulur,Hak baki ve sameddir diyorum.

En sonunda AŞK...
Sayfanın En Üstüne Git

ArcHAng3L
Üyeliği Kilitli

Turkey
İleti 0

İletim - 03/10/2005 :  20:21:43  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
Gerçekten enteresan
Sayfanın En Üstüne Git

umutcanuguz
Üyeliği Kilitli

Turkey
İleti 0

İletim - 04/10/2005 :  18:04:35  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
walla dondunm kaldım
Sayfanın En Üstüne Git
Sayfa: / 2 Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
Sonraki Sayfa
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Yazıcı Dostu
Hızlı Geçiş:

0.09 Snitz Forums 2000