Bir tane daha var onu da yaziyim: "Bir kral varmış ve bir arkadaşı varmış. Arkadaşı her şeye (kötü olsuın iyi olsun) bir hayır vardır dermiş. O arkadaşıyla birlikte hep ava çıkarlarmış. Kral ne zman bir ava gitse o arkadaşı da gelirmiş. Bir gün avda kralın parmağı kopmuş. Arkadaşı her zamanki ifasesiyle bu işte bir hayır vardır demiş. Kral sinirlenip acılar içinde baağırmış: -Ne hayırı olucak lan parmağım koptu demiş. Arkadaşını zindana attırmış. Başka bir gün kral adamlarıyla ava çıkmış avda yamyamlar onları kaçırmış ve kralı tam yiyeceklerken baş parmağı olmadığını görmüşler korkup kralı bırakmışlar ve adamlarını afiyetle yemişler. Ardından kral zidandaki arkadaşını affetip ona olayı anlatmış. Arkadaşı: -Ben sana dedim bir hayır vardır diye demiş ve eklemiş beni zindana hapsetmeninde bir hayırı var demiş. Kral sinirle: -İnsanın arkadşını 1 yıl boyunca hepsetmesinin nesinde hayır vardır diye bağırmış. Arkadşı: -Eğer beni hapsetmeseydin bende senle ava gelicek sonrasını düşünsene!! -------------------------------------------------------------------------- Her işte bir hayır vardır!
Bir arkadaşım İstanbul'a sevgilisi ile buluşmaya gideceği gün ishal olmuş. Fakat ne çare ki gitmek zorunda. Deniz otobüsüyle zorlu bir yolculuktan sonra (habire tuvalete taşınarak) buluşma yerine ulaşmış. Beklemeye başlamış.
Çok sıkıştığı bir anda tam tuvalet arayacakken kız arkadaşının geldiğini görünce gidememiş. Ancak o sırada epey bir miktar altına kaçırmış. Renk vermemek için, "Buraya kadar gelmişken gel bir pantolon alalım" diyerek kızı bir mağazaya götürmüş.
Tezgahtarın tüm ısrarına rağmen hiç denemeden mağazadan bir pantolon alıp ayrılmış. Gittikleri bir kafede, "İçime sinmedi. Ben şunu tuvalette bir deneyeyim" demiş. Hemen kirlenmiş çamaşırını ve pantolonunu daracık havalandırma boşluğundan atmış.
Rahatlamanın verdiği huzurla çantanın içindeki poşette duran yeni pantolonu almak üzere eğilmiş. Fakat o da ne! Poşette bir kazak varmış! Gözlerine inanamayan arkadaşım hemen kafasını havalandırmadan sokarak eski pantolonuna ulaşmaya çalışmış ama becerememiş.
Bu arada tuvaletin önünde uzun bir kuyruk oluşmuş. Kapıyı vurmalarına rağmen içeriden tepki gelmeyince kafenin işletmecisi, "Bir delikanlı tuvalete girdi, çıkmıyor. Sanırım içeride eroin kullandı" diyerek polis çağırmış. Emniyet güçleri geldiğinde tabii acı gerçek ortaya çıkmış!
alıntıdır
Bazıları büyük doğar,bazıları büyüklüğü kazanır,bazılarınada büyüklük yakıştırılır
İkbal devrinde sahip olmadığın meziyetlerden dolayı övenler, Güç devrinde sahip olmadığın günahlarla suçlyacaklarından şüphe etme...
Biz türklerin viyana'ya kadar gitmesinin nedeni haçlılara iade-i ziyaretdendir