Peki Wild Hunt'ta silahlar ne durumda? Geralt iki kılıç taşıyor ve bunlardan biri insan düşmanlar için, diğeri de yaratıklar. Canavar avlamak, oyunun geniş bir parçası. Oyunda canavarların izini sürüp onları avlamak için de vakit ayırıyorsunuz ve yerlerini öğrenmek için "Witcher Sense" denilen özelliğimizi kullanıyoruz. Tabii aynı zamanda çeşitli iksir ve yağlar üretmek de canavarlara karşı savaşta avantaj sağlayan bir unsur. Örneğin bazı canavarlar Geralt'ın kanından besleniyor ve kanınıza zehir karıştıran bir iksir yapıp içerek, canavarlarla kolayca baş edebiliyorsunuz. Yağlar yardımıyla ise kılıçlarınızı canavarlara karşı daha "efektif" hâle getirmek mümkün.

Oyunda Sign'lar yardımıyla çeşitli büyüler de kullanabiliyorsunuz. Bir dizi büyülü saldırımız var, telekinezi, alev topları ve sihirli tuzaklar gibi. Oyundaki her şey gibi, büyüleri de geliştirmek mümkün ve böylece çeşitli düşmanlara karşı, çeşitli etkileri oluyor. Bu dinamik bir sistem ve özellikle zorlu seviyelerde kesinlikle ihtiyaç duyuyorsunuz. Eğer bu durumdan rahatsız olursanız da zorluk seviyesini düşürüp, daha "hikâye odaklı" oynamanız mümkün.

Wild Hunt'ta tabii birkaç başarısızlık da var. Örneğin, Geralt'ın hareketlerine alışmanız kesinlikle biraz zaman alıyor. Tıpkı Assassin's Creed serilerinde olduğu gibi bunda da karakterin hareketleri biraz "sert" kalıyor. Ayrıca dövüş sistemi de butonlara basıp duran oyunculara pek hitap etmiyor. Önemli olan, neredeyse saldıracağınızı, nerede savunma yapacağınızı bilmek. Yani biraz daha dikkatli oynamak gerekiyor. Aslında bunlar pek eksi sayılmaz ama alışması zaman alıyor dememiz lazım.

Ayrıca açık dünya elementleri de birçok sıkıntıya sahip. Bu tip oyunlarda hep karşımıza çıkan şeyleri Witcher 3'te de görüyoruz. Çok çeşitli glitch ve buglara şahit oluyoruz. Mesela karakterler garip pozisyonlarda doğuyorlar veya diyaloglar kendini tekrar ediyor. Yine de oyunun muazzamlığı düşünülünce, bunların hepsi göz ardı ediliyor.

Bir de oyunu parlatan ufak ama muhteşem bir ayrıntı var: at sürme! Gerekli ayarı yapınca, atımız patikaya sabit kalıyor ve Geralt da daima çatışma öncesi uygun kılıcı çekiyor. Tüm bunlar kullanıcı dostu mekanikler ve oyun süresini daha eğlenceli hâle getiriyorlar.

Witcher 3: Wild Hunt, görsel olarak da harika bir çizgide ve tüm dünya basitçe göz alıcı gözüküyor. Bulutların hareketini, ağaçların rüzgarda sallanışını ve çamurlu yollardaki su birikintilerinin hareketini izlemek bile huzur veriyor. Can sıkıcı nokta ise teknik sorunlar. Özellikle PC'de oynuyorsanız ciddi kare oranı düşüşleri ve problemler söz konusu. Oyun üst düzey bilgisayarlarda dahi size sıkıntılar yaratabiliyor, en yüksek ayarlarda oynamanıza izin vermiyor. Xbox One'da ise 30 FPS'ye sabitli ve buna rağmen arada sırada garip kare oranı düşüşleri yaşanıyor. Hal böyle olunca da canınınız sıkılıyor.

Aslında The Witcher 3: Wild Hunt'ı sayfalarca övüp anlatabilirdim ama deneyip yaşamanızı tavsiye ederim. Bana kalırsa hem 2015'in en iyi oyunlarından biri, hem de gelmiş geçmiş en iyi RPG'lerden biri. Yıllar boyunca hatırlayacağınız bir açık dünya deneyimi sizi bekliyor, Geralt'ın macerasına eşlik edin!