Geçtiğimiz ayın sonlarında satışa çıkan The Black Death, son dönem hayatta kalma oyunları füryasından bir yapım ve uzun süredir merakla bekleniyordu. Uzun bir yapım sürecinin ardından Erken Erişim aşamasında Steam'de satışa sunulan oyunun aynı zamanda büyük bir başarı elde edeceği tahmin edilse de, işler bazen istenildiği gibi gitmiyor.

The Black Death, meşhur karanlık Orta Çağ atmosferinde geçiyor ve kıtadaki vebalı, hastalıklı ve tehlikeli dönemleri konu alıyor. Hayatta kalmanın dahi çok zor olduğu bu tarihsel dönem, oldukça ilgi çekici bir zamana denk geliyor ve The Black Death'in bunu oyunlaştırma fikri de yaratıcıydı. Tamamen online bir survival - hayatta kalma yapımı olan Black Death, maalesef beklenilen etkiyi yaratamadı.

Ne Bekliyorduk, Ne Çıktı?
Ölümle çaresizliğin kol gezdiği topraklarda, hayatta kalma mücadelesi vermeyi beklediğimiz yapım hayallerimizi boşa çıkardı ve beta aşamasında umut vaad etmedi. Geniş bir haritaya, zorlu bir oynanışa ve büyük bir topluluk kitlesine sahip olacağını düşünsem de, The Black Death'in sunucularının kısa sürede boşaldığını gördüm. Aslında bunun sebebi belliydi çünkü yapımcı firma, henüz oyunu tamamlanmadan çıkarmıştı. Her ne kadar erken erişim aşamasında olduğu için müsamaha gösterebilsek de, durum bundan fazlasıydı çünkü oyun neredeyse tamamen bomboştu. Hayatta kalmaya çalışıp, aynı zamanda bir şövalye, bir köylü veya bir tüccar olmayı seçebileceğimiz oyun bunları düzgün şekilde oynanabilirliğe yansıtamadı.

Her ne kadar görsel açıdan epey tatmin edici olsa da, içine girip oynadığımızda karşımıza boş araziler, görünmez duvarlar ve bolca bug, hata çıkıyor. The Black Death'te NPC'ler hatalı, saldırılarınıza karşı dahi koymuyorlar. Sunucular birkaç haftadan sonra bomboş hâle geldi. Yoğun derecede lag var, oyun kendi kendine kapanıyor ve bunun gibi daha birçok hata var. Üstelik böyle bir atmosfere göre gereğinden fazla kolay.

Her Yer Hata Dolu!
Evet, harita çok büyük değil ve bolca görünmez duvar var fakat buna rağmen, yine de içerik yetersiz. Kendinizi yarım saat oynadıktan sonra boş boş etrafta gezer hâlde buluyorsunuz ve yapacak hiçbir şey yok. Ne yağmalanacak evler, araziler var, ne de başka oyuncular. Birkaç domuz, birkaç NPC ve boş evlerden fazlası yok.

Kısacası, The Black Death harcanmış büyük bir potansiyelden fazlası değil. Her ne kadar ileride geliştirmeler olacağını düşünerek umutla bakmak istesem de, son bir ayda yapımcı tarafından ciddi müdahaleler yapılmadı ve oyun bu saatten sonra da pek bir yere varacak gibi değil. Yine de 31 TL'lik fiyat etiketi sizin için sorun değilse ve bu türe, döneme ilginiz varsa deneyebilirsiniz.