KATEGORİ : Aksiyon
ÜRETİCİ FİRMA :
Volition Inc.
YAYINCI FİRMA :
THQ
OYUNUN SİTESİ : www.saintsrow.com
HANGİ OYUNA BENZİYOR? : Saints Row: 2 - GTA IV
YAZAR : Anıl KALKAN
YAYIN TARİHİ : 25.11.2011
Oyunun Puanı 84
Grafikler: 75 Ses & Müzik: 95 Oynanabilirlik: 85 Atmosfer: 80
Ne yalan söyleyeyim, açıkçası Sants Row oyunları benim bugüne kadar hiç ilgimi
çekmemişti. Nedenini de bilmiyorum bunun, belki sandbox türünde olmasından,
belki de pek realistlik olmamasından. Grand Theft Auto gibi bir şehir
simülasyonu dururken hem neden oynayayım ki bu oyunu, değil mi? Albert
Einstein'ın dediği gibi; "Önyargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur".
Fakat benim Saints Row'a olan tüm önyargılarım bu oyunla beraber yıkıldı.
Aslında hala sandbox yapımları sevmiyorum, hala gerçekçilik arıyorum oyunlarda
ama Saints Row istisnalarım arasına çoktan girdi. Belki de son dönemlerde
oynarken eğlendiğim nadir oyunlardan biri olduğu içindir. Neden ve nasıl mı
eğlendim? Buyrun, onları da incelemede detaylandırayımm.
Yeni bir
şehir ve yeni bir mücadele...
İlk iki oyunun geçtiği Stilwater
şehrinin ardından hikayemiz Steelport'ta geçiyor. Stilwater bir nevi Michigan
şehrinin kopyasıydı. Steelport ise zaten göreceğiniz gibi New York ve
Pittsburgh'u temel alıyor. New York veya Steelport, ne dediğinizin önemi yok ama
oldukça fantastik bir dönemdeyiz. Saints adlı efsane bir çetenin üyesiyiz ve
karşımızda da Luchadores, Morningstars ve Deckers gibi farklı yerel çeteler
bulunuyor. Oyun başlar başlamaz zaten bir banka soygununun içinde oluyoruz ve
hikayemiz de böylece şekillenmiş oluyor. Oyunun en büyük eksiklerinden birinin senaryosu olduğunu
düşünüyorum bu arada. Zayıf ve klişe fakat tamamen kötü de değil. Oyunda çok
yoğun bir mizah unsuru bulunuyor ve oynadığınız süre boyunca sırıtmaktan yanak
kaslarınız ağrımaya başlıyor. Bu mizahı kimi zaman repliklerle, kimi zaman
yaşanan olaylar ve görevlerle size yaşatmayı başarıyor Saints Row: The Third.
Ayrıca birtakım filmlere, oyunlara veya genel olarak popüler kültüre de yoğun
göndermeler var, ki zaten önceki oyunlarında da vardı bu olay. Örneğin;
Deckers'ı gördüğünüzde TRON'u izlediyseniz size birşeyler hatırlatacaktır.
Senaryo bu arada alternatif sona da sahip. Önce birini seçiyorsunuz, ardından
diğerini de oynama imkanınız bulunuyor. Bir de küçük bir hatırlatma ve uyarı;
Saints Row: The Third kesinlikle 18 yaş altı oyuncu kitlesi için uygun değil.
Oyun bence en büyük atılımı da customization dediğimiz
karakter özelleştirme ekranında yapıyor, tabiri caizse "çığır" açmışlar. Bunca
yıldır bırakın bu tarz oyunları, hiçbir RPG'de görmediğim detayda bir
özelleştirme seçeneği var önünüzde. Yaratacağınız karakterin en ufak detayına
kadar; herşey ama herşey tamamen sizin elinizde. İsterseniz ciddi ve realistik
bir karakter yaratın, isterseniz "saçmalayın". Gerçekten o kadar absürd tipler,
saç şekilleri, elbiseler var ki şaşıp kalıyorsunuz. Obez bir kovboy, peluş
kıyafetler giyen bir adam veya bir Storm Trooper yaratabiliyorsunuz. Buna kadın
sesi olan erkekler bile dahil! Çok geniş bir yelpaze mevcut. Her türlü seçenek
var önünüzde. Hiçbir sınırlama yok kısacası. Ayrıca oyunda bir mekan satın alma
sistemi de bulunuyor. Bunlar da çoğunlukla giyim mağazaları, plastik cerrahi
merkezi gibi yerler oluyor. Satın almadığınız takdirde buraları
kullanamıyorsunuz zaten. Neyse, karakterinizi yarattıktan sonra pişman olma gibi
bir durumunuz da yok. Öyle ki estetik ameliyat bile olabiliyorsunuz hatta itiraf
edeyim; Saints Row: The Third'de cinsiyet dahi değiştirdim! Şöyle diyeyim;
Saints Row'da hiç kimsenin karakteri bir diğerininkine benzemeyecek.