Yeni jenerasyon konsollar ve oyunlar yükselmeye devam ediyor. Özellikle bazı çıkış oyunları ciddi derecede iyi, en azından grafik olarak. Bunlardan biri de zaten Crysis yapımlarıyla görsel sınırları zorlayan Crytek’in son oyunu Ryse: Son of Rome oluyor. Ayrıca Ryse ile beraber Türk menşeli Alman firması da yeni nesile el atmış oluyor.

Roma’nın aynı monotonluğu devam ediyor.

Ryse: Son of Rome’da oyuncular Marius adlı sadık bir Romalı askerin kontrolünü alıp onun intikam hikâyesinin yolunu çiziyor. Oyunun senaryosu bir yerlerden bariz bir şekilde “aşırma” duruyor. Eksiklikler de yok değil hâni. Yani aklnııza devamlı 300 ve Gladiator gibi kült filmler geliyor. Her ne kadar bir şeyler yapmak için çabalasalar da, oyun boyunca hikâye kısmı pek ilgimi çekemedi açıkçası. Bir sinemacı ve senaryo yazımı konusunda az çok bilgili biri olarak iyi biliyorum, ortaya orijinal işler çıkarmak her zaman zordur; ama bu denli bütçe harcanmış, teknik olarak üst seviyeye çıkmış bir oyundan daha iyisini de beklerdim.



Hikâye hayal kırıklığı yaratıyor, peki oynanış ne durumda? Başlarda ilgi çekici dursa da, zamanla barbarları öldürmek sıkıcılaşıyor ve kendini tekrar ediyor hissi veriyor. Devamlı bir avuç düşmanın ortasındasınız, bu durum nadir olarak değişiyor. Düşmanlar da farklı sınıflarda tasarlanmış ama maalesef bu sayı üçü geçmiyor. Ayrıca yüzleri de hep aynı tasarlanmış, kısacası kopyala yapıştır yapılmış. Yeni nesile geçmişken hâlâ geçmişte kaldığımızı görmek can sıkıcı. Ryse: Son of Rome’un kontrolleri oldukça basit ve ustalaşması rahat. "Taunt ve block" için A tuşunu, "dodge" için B, saldırı için de X ve Y tuşlarını kullanıyoruz. Bu basitliğin yanı sıra maalesef "combat" lar da kendini devamlı tekrar ediyor.

Oyunun asıl parladığı nokta ise görselliği oluyor. Açılış sahnesini izlemeye başladığımda itiraf edeyim, gerçek aktörleri izliyorum sandım! Yüz animasyonları bugüne kadar gördüklerim arasında en iyisiydi. Oyunu her açtığımda karakterlerin ne kadar fantastik gözüktüğünü göreceksiniz. Karakterlerin yanı sıra, oyunun kalanı da aynı şekilde başarılı. Her ne kadar nesne çeşitliliği fazla olmasa da, ortada olanlar fazlasıyla güzel duruyor. Ses konusunda da Ryse: Son of Rome yükseliyor ve soundtrack – seslendirme konusunda sizi kendine hayran bırakıyor. Oyun teknik özellikleriyle adeta bir filme dönüşüyor ve kendini tekrar eden dövüşleri düşününce, “Acaba direkt film olarak mı satsalardı?” diye sormadan edemiyorsunuz. Ayrıca oyunun Roma Kolezyumunun da yer aldığı bir multiplayer kısmı mevcut, söylemeden geçmeyelim.

Ryse: Son of Rome, Xbox One çıkışında beklediğim ilk oyunlardandı ve beni heyecanlandırıyordu. Beklediğim olmadı ve maalesef hayal kırıklığına uğradım. Her ne kadar grafikler ve sesler kusursuza yakın olsa da, bir oyun bunlardan ibaret değildir. Hatta bir oyunun yüzde 90’ı oynanabilirliktir, gerisi “pastaya çilek” olur. Son of Rome da bu noktada büyük hatayı yapmış. Yine de asla kötü bir oyun değil, birçok artı yönü ve muhakkak sevenleri olacaktır.
how many women cheat why men have affairs why are women unfaithful
website redirect why do married men cheat on their wives
open cheat on wife women love to cheat
how often do women cheat on their husbands unfaithful husbands online
redirect i dreamed my wife cheated on me how do i know if my wife has cheated
open reasons women cheat why do wife cheat
cheat on my husband website
cheat on my husband women that cheat website

Sayfa 1/1