Dontnod Entertainment'in hikaye işlenişli ve bölümsel giden oyunu Life Is Strange'in geldik 3. bölümüne. Geçmişteki olayları okuyucu için mahvetmeden Episode 3: Chaos Theory'de olanları anlatmak biraz zor olacak. Beklenildiği gibi 3. bölüm, Episode 2: Out of Time'daki şok edici sondan devam ediyor. Oyuncunun seçimleriyle ilerlediği için size olan son benimki gibi olmayabilir tabii ki. Bu yüzden sizin tanık olduğunuz Max ve Chloe ilişkisi benimkinden daha farklı olabilir. Life Is Strange'i aslında güzel kılan temel özellik de hikaye işlenişindeki bu derinlik aslında.

Episode 3'te Max ve çocukluk arkadaşı Chloe, Arcadia'da yaşadıkları gizemli olayı çözmeye çalışıyorken, aynı zamanda Rachel Amber'ın kaybolmasını da araştırıyorlar. Fakat bu bölüm sorularınıza pek çözüm olmuyor, hatta kafanızdaki soruları daha da arttırıyor. Yine Episode 2'dekine benzer bulmacalar, materyal arama tarzı görevler yapıyorsunuz.

Bu görevlerin amacı, Arcadia'yı ve onun insanlarını bize anlatmada gerekli bilgiyi sağlaması, bir temel oluşturması. Bu görevleri yaparken, karakterler hakkında sürekli yeni bilgiler öğrenmeniz, zamanla her karaktere bakış açınızı değiştiriyor.

Görevler arası gidip gelirken, Max'ın geri döndürme gücünü kullanmanız gereken birkaç an çıkıyor karşınıza. Önceki oyunlardaki gibi yaptığınız her seçim, oyundaki hikayenizi etkiliyor. Yaptığınız seçimlere verilen ani tepkileri görebilmek için zamanı geri alabiliyorsunuz tabii ki, yaptığınız seçim hemen kayda geçmiyor.

Life Is Strange için planlanmış 5 bölüm olduğundan, artık yavaş yavaş Arcadia'daki olayların çözülmeye başladığını hissediyorsunuz. Episode 3'ün kafanızdaki soruları daha da arttırdığını söylemiştim ama Episode 3'ün sonunda Max'in daha uzun süre zamanı geri alabildiği ortaya çıkınca ortalık daha da çok karışıyor. Geriye sadece 2 bölüm kaldı ama eskisinden daha da kaybolmuş durumdayız hikayenin içinde ama bunun moral bozan bir kaybolma olmadığı gerçek. Diğer bölümlerde görüşmek üzere.