Grafikler: 80 Ses & Müzik: 90 Oynanabilirlik: 95 Atmosfer: 95
Oyun tarihinde şöyle bir geçmişe doğru yolculuk yaptığımızda en uzun soluklu
yapımın; SI Games tarafından yapılan Championship Manager-Football Manager
serisi olduğuna tanık oluruz. İlk olarak 1992 yılında "Collyer Kardeşler" (Paul
ve Oliver Collyer) tarafından BASIC programlama diliyle yaratılan Championship
Manager'in bugünlere geleceğini, yeni bir isme sahip olacağını, Sports
Interactive'in bu kadar büyüyeceğini ve oyun un çıkar çıkmaz satış listelerinde bir numaraya
yerleşeceğini sanırım yapımcı kardeşler de hiç düşünmüyordu. Her zamanki gibi
"The Greatest Job on the Earth" sloganıyla çıkan Football Manager 2012 de
özellikle İngiltere'de olmak üzere zirveye tırmandı, Steam'de en çok
satılan-oynanan oyunlar arasına girdiği ve "Kasım Geleneği"ni bozmadı. Ben de
ilk defa bir Football Manager (FM) oyununda giriş kısmını fazla uzun
tutmayacağım, anlatacak çok şeyim var zira bu oyunu yarım saat oynayıp inceleme
yazanlar da var. Biz ise dolu dolu oynanıp, en ince detayına kadar incelenmiş
bir Football Manager 2012 yazısını sizlere sunuyoruz.
Ne kadar ekmek,
o kadar köfte?!
Bu seneki oyunda ilk dikkatimi çeken ana menüye
eklenen ve oyun içinde de ulaşabileceğiniz "Tutorial" kısmı olmuş. Son birkaç
oyunda zaten size yardımcı olunuyordu ama bu sefer daha kapsamlı olmuş ve yeni
başlayanların işini gerçekten kolaylaştıracak cinsten. Burada birçok seçenek
bulunuyor ve oyunu en ince detayına kadar anlatıyor. Bu sene de, her seneki
Türkçe teranesi devam ediyor ayrıca. Oyunda yine Türkçe dili bulunmuyor ve bu
gidişle hiç de eklenecek gibi gözükmüyor. Üstelik oyunun Stüdyo Direktörü Miles
Jacobson'a bizzat bu konuyu iletip "FM'de Çek Cumhuriyeti gibi ufak ülkelerin
bile dili var, onlar bizden daha fazla mı orijinal oyun alıyorlar?" dediğimde
cevabı da negatif yönde olmuştu ve Türkiye'deki satışların onlara göre çok çok
daha az olduğunu söylemişti. Herşeye rağmen ben fikirlerim arkasında durmaya
devam edeceğim zira dünyanın her yerinde önce hizmet getirilir, ardından satış
yapılır. Özellikle Killzone 3, Crysis gibi oyunların Türkçe çıktığındaki satış
rakamları da ortada. Yani bir işletmenin; "2 porsiyon köfte satın al, ardından
yoğurtlu köfte çıkaracağız" demesine benziyor bu. Herşeye rağmen, bugün
Türkiye'de birçok genç de CM serileriyle İngilizcesini geliştirdi diye
düşünürsek pozitif olabiliriz. Kısacası oyunu İngilizce oynamayan veya
oynayamayanlar bu sene de Türkçe yama çalışmalarının bitmesini beklemek
mecburiyetinde.
FM 12'de belki de en büyük gelişm arayüzde olmuş
diyebiliriz. Menülerdeki renk ve tonlamalar, yumuşamalar göze hitap ediyor ve
sizi yormuyor. Herşey çok daha yerli yerinde ve pratikleştirilmiş. Açıkçası ilk
başta garip ve karışık gelebilir size de ama kısa bir süre sonra alışacak ve
beğeneceksiniz. Herşey kullanıcı dostu olmuş, kısa bir örnekle açıklamam
gerekirse; önceki oyunlarda oyuncumuza teklif geldiğinde bunları tek tek
reddediyor veya kabul ediyorduk fakat yeni oyunla birlikte toplu olarak hiç
uğraşmadan tüm teklifleri kabul veya red seçeneğimiz oluyor. Aynı şekilde artık
oyun culara girdiğimizde
Profile adlı bir sekme var ve burada genel bilgieri, yetenekleri vesaire
gözüküyor. Eğer alışamazsanız da oyun size bunu opsiyonel olarak kapatma
seçeneği sunuyor.
Bu seneki en önemli, en kullanışlı yenilik şüphesiz ki
lig ekleme-çıkarma özelliği. Bilindiği gibi önceki yapımlarda oyuna başlarken
belirli ligler seçiyorduk ve emekli olana kadar da onlarla devam ediyorduk.
İlerlemiş bir kariyere sahipken, bulunduğumuz takımdan veya ligden sıkılınca
başka ligler aktif olmadığı için takılı kalıyorduk ve bu da oynanabilirliği
büyük ölçüde baltalıyordu.