Birçok insan için esasında Call of Duty serisi her sene aynı oyun anlamına geliyor. FPS fanatiklerinin ciddi kısmı Call of Duty oyunlarını almak için mağazalara akın ettiğinde, akıllarında tek bir şey oluyor ve bu da tabii ki tahmin edeceğiniz gibi multiplayer seçenekleri. Her ne kadar ben de serinin oyunlarında erken "killing spree"lere bayılsam da, nadiren çıkışının ilk haftasında çoklu oyuncu modlarına dahil oluyorum. Gerçek şu ki, yeni bir Call of Duty çıktıktan sonra bazı oyuncular kısa sürede domine ediyorlar ve yeni oyuncuların moralini bozabiliyorlar. Ben de senaryo kısmına ve oyuncuların nadiren bakmayı tercih ettiği diğer bölümlere giriş yapıyorum.

Jeff Goldblum'la zombi öldürmek...
Call of Duty serisinde asıl üretici firma ayrıldığından ve oyunların "üçlü yapımcı firma" çemberine girdiği andan beri, Treyarch bunların arasında sıyrılan ve en ilgi çekici materyalleri oyuna ekleyen isim oldu diyebilirim. Şüphesiz Black Ops oyunları serinin en popüler yapımlarının arasındaydı. Biliyorsunuz, serinin oyunlarında her sene farklı senaryolar, hikâyeler işleniyor ve ben de dahil olmak üzere, birçok oyuncu sırada ne olduğunu merak ediyor. Black Ops 3 de kesinlikle bu yoldan devam ediyor fakat maalesef, önceki yapımlara kıyasla sönük kalıyor. Hatta senaryo boyunca çok az "epik" an bulunuyor.

Campaign kısmına eklenen en heyecan verici özellik bence dört kişilik co-op seçeneği olmuş. Karakterinizi özelleştirerek, arkadaşlarınızla aksiyona girebiliyorsunuz ve bu tahmin edileceği gibi çok daha zevkli bir deneyim sunuyor. Ayrıca bu sefer önceki oyunlara kıyasla daha uzun bir campaign bulunuyor. Buna rağmen maalesef büyük bütçeli dev yapımlar, önceki canlı örneklerine göre eksikler bulunduruyorlar. Bu sefer de dediğim gibi oyun "heyecan dalgası" yaratmıyor ve aksiyon sönük kalıyor.

Her ne kadar hikâyede diğer Black Ops oyunlarından rastgele bağlantılar güzel olsa da, genel olarak fena iş çıkarılmamış. Geliştirilmiş hareket sistemi ise Advanced Warfare oyunundaki gibi hazırlanmamış. Tabii bu da oyun için "bir adım gerileme" anlamına geliyor. Bir seriyi iki farklı yapımcı üretince, bunlar da tabii ki kaçınılmaz olaylar oluyor.

Tabii ki Call of Duty serisini bu kadar eğlenceli yapan şey daima oynanabilirliği olmuştur. Black Ops 3'teki ateş etme hissi de yine aynı gözüküyor ve yine olağanüstü. Karakterlere verilen yeni güçler de aynı şekilde eğlenceli fakat zihin ele geçirme gibi şeyler biraz modası geçmiş duruyor. Tahmin edeceğiniz gibi bölümler yine çizgisel bir şekilde ilerliyor ve belirlenen hatları takip ederek oynuyorsunuz. Tabii ki bu sefer dört kişiye kadar gelen co-op desteği, bunu umursamamanızı ve daha çok zevk almanızı sağlıyor.