Rocksteady'nin Batman üçlemesi artık sona geldi. Aslında bu bir yandan çok üzücü, bir yandan da heyecan verici bir durum. Yapım ekibi adeta sıfırdan geldi ve bugüne kadarki en iyi çizgi roman uyarlaması oyunu ortaya çıkardı. Keskin dönüşlerle, bolca twist'le dolu olan seriyi her Batman hayranı takdir etti. Arkham Knight şüphesiz bu jenerasyonun en iyi oyunlarından biri ve incelemede de buna değineceğim.

Arkham serisi oyunlarında bildiğiniz gibi senaryo hep geliştirildi, anlatım tarzı hep başarılı oldu. Bu sefer de, Gotham şehri bir kere daha Scarecrow'un zehirli gaz tehditi yüzünden boşaltılmıştır ve Batman de bir kez daha sokaklara inerek düşmanlarıyla çarpışmaya karar verir. Üstelik bu sefer ortada yeni bir gizemli karakter daha bulunuyor ve kendini de "Arkham Knight", yani "Arkham Şövalyesi" olarak tanımlıyor. Oyun bana kalırsa serinin içinde bugüne kadarki en iyi hikaye anlatımına sahip. Fazlasıyla "spoiler" içerdiği için de ayrıntılara pek girmeyeceğim.

Bu oyunda, Asylum oyununa göre daha çok şehre benzeyen bir ortam var elimizin altında. Batman etrafta kayabiliyor, görevler alabiliyor ve tabii ki muazzam dövüş sistemiyle düşmanlarla karşı karşıya gelebiliyor. Temel mekaniklere en büyük katkıyı yapanlardan biri ise Batmobile. Bruce artık özel alanlarda süper aracını da kullanabilme imkanına sahip. Tuşa basılı tutarak aracın içine zıplamak ve gideceğimiz yere böyle ulaşmak da oynanabilirliği kat kat artırıyor.

Yeni mekaniklerde iyi yanlar da var, kötü yanlar da. Batmobile'ın kullanıldığı zekice ve yaratıcı bulmacalar bulunuyor. Bunun yanında gerçekten sabrımı zorlayan anlar da olmadı değil. Bazen aracın yol tutuşunu ayarlamak zorluyor ve sürüş dinamikleri üzerinde daha çok çalışılabilirmiş. Yine de oyuna eklenmesi her halükarda güzel olmuş.

Rocksteady sonunda açık dünya bir şehir nasıl yapılır öğrenmiş ve Gotham'da tüm parçalar yerine oturmuş. Yan görevler şehrin her yanına serpiştirilmiş hâlde ve hepsi de kendi için de ayrı hikâyelere sahipler. Görevler gayet ince işlenmiş, rafine ve ilgi çekici hissettiriyorlar. Diğer karakterlerle takım hâline gelmek de oynanışta çeşitliliği ve canlılığı artırıyor.

Batman'in oyunda tabii ki asli işi görevleri yapmak. Burada dövüş sistemi devreye giriyor ve önceki oyunlardaki aynı sistem kullanılmış. Tabii ki eklemeler de yapılmış, örneğin artık çevreden daha çok destek alarak dövüşüyoruz, hatta Batmobile'dan. 20'nin üzerinde silahsız düşmanla her karşı karşıya geldiğimde heyecanlandım ve Rocksteady bizi Batman gibi hissettirmede gerçekten iyi iş çıkarmış.

Başlangıçtan sona kadar yine özel Batman aletlerinden de faydalanıyoruz. Bulmaca çözerken kullanabildiğimiz yeni şeyler olduğu gibi, eskilerden de tanıdık cihazlar bulunuyor. Riddler bulmacaları ise beni sıktı çünkü çok fazlalar.

Çok fazla içeriğin yer aldığı Batman Arkham Knight'ta bir de ön sipariş yapanlara gelen Red Hood ve Harley Quinn bulunuyor fakat bence ikisi de hayal kırıklığı ve çok kısa sürüyorlar. Ön sipariş hediyeleri bana kalırsa fazla yetersiz olmuşlar ama yine de oyunun zevkle süren 15-30 saat arası yaşatması bunu pek hissettirmiyor. Görseller ise PlayStation 4'te muazzam gözüküyorlar ve kesinlikle yeni nesil konsollara yakışıyorlar. Gece ve yağmur yağarken, her şey harika gözüküyor ve tüm karanlık atmosferi iliğinize kadar işliyor. Kare oranı ise 30FPS'de neredeyse kusursuz ilerliyor.

Her ne kadar Batman: Arkham Knight Rocksteady üçlemesinin sonu olsa da, büyük bir ihtişamla elveda ediyor 2015'in en iyi oyunları arasına adını yazdırmayı başarıyor.